• Home
  • /
  • İtalya
  • /
  • Milano Gezi Notları: İtalya’nın Şık Beyefendisi

Milano Gezi Notları: İtalya’nın Şık Beyefendisi

Milano, kuzey İtalya’da bulunan Lombardiya Bölgesi’nin en büyük şehri ve başkentidir. Burası modanın, tasarımın ve lüksün şehri. İtalya’nın başkent Roma’dan sonra ki en büyük şehri.

Bir çok kaynaktan okuduğumuz ve daha önce gidenlerden duyduğum; Milano’nun diğer İtalya şehirlerinden farklı olduğu. Evet Roma kadar buram buram tarih kokan bir şehir değil ama Milano tarihin, modanın ve sanatın eşit olarak dağıldığı kendine has bir havası olan güzel bir şehir.

Milano şehir merkezine adım attığınız anda insanların şıklığından modanın başkentine geldiğinizi anlıyorsunuz. Gencinden yaşlısına şıklık olayını aşmışlar.

Çılgınca alış veriş yapacağım , bütün mağazaları dolaşmak istiyorum demiyorsanız Milano 2 günde gezebileceğiniz bir şehir. Görülmesi gereken yapılar birbirine yakın çok zamanınızı almıyor. Tarihi ve turistik yerleri bitirdikten sonra atın kendinizi Milano sokaklarına bir de bizim gibi güneşli bir Nisan ayında oradaysanız çok daha zevkli olacaktır.

Milano Ulaşım Bilgileri

  • Havalimaından Şehir Merkezine Ulaşım

Milano’da 3 adet hava alanı bulunuyor. Türkiye’den direk uçuşlarda genellikle Malpensa Havalimanı ve Orio Al Serio ( Bergamo ) Havalimanı kullanılıyor.

Bergamo ( Orio Al Serio ) Havalimanı

Bergamo Havalimaı adından da anlaşılacağı gibi Milano’ya 45 km uzaklıkta bulunan Bergamo şehrinde bulunuyor. Wizzair, Ryanair ve Pegasus gibi lowcost havayolu şirketlerinin kullandığı ufak bir havalimanı. Biz de Pegasus Havayolları’nı kullanıdığımız için Bergamo Havalimanı’nı kullandık. Havalimanından şehir merkezine ulaşım da taksiye 80-100 euro arası bir ücret ödemek gereksiz olduğu için geriye sadece otobüs ile ulaşım seçeneği kalıyor. Terminalden çıktığınızda otoparkta göreceğiniz birkaç otobüs firmasından herhangi birini tercih edebilirsiniz. Yaklaşık 1 saat gibi bir sürede Milano Centrale tren istasyonuna ulaşabiliyorsunuz. Otobüs sizi istasyonun arka tarafında bırakıyor. Yolculuk için tek yön bir kişi 5 euro ödemeniz gerekiyor. Biz kalkış saati en yakın olan Autostradale firmasını tercih ettik.

Malpensa Havalimanı

Malpensa Havalimanı şehir merkezine 49 km uzakta bulunan yıllık ortalama 15 milyon yolcuya hizmet veren Milano’nun en büyük havalimanıdır. Malpensa Havalimanı’ndan şehir merkezine ulaşmanız için taksi dışında otobüs ve tren seçenekleriniz bulunuyor. Otobüs ile kişi başı 8 euro ödeyerek yaklaşık 50 dk gibi bir sürede şehir merkezine ulaşmanız mümkün. Treni kullanmak isteyenler için Milano Centrale ve Milano Cadorna tren istasyonlarına ulaşım bedeli 13 euro ve yolculuk yaklaşık 45 dakika sürüyor.

Linate Havalimanı

Milano’da ki Malpensa’dan sonraki diğer büyük havalimanı. Türkiye’den direk uçuş bulunmuyor ama yine de ulaşım hakkında bilgi vermek gerekirse; havalimanından şehir merkezine otobüs ya da taksi kullanarak ulaşabiliyorsunuz. Linate Havalimanı şehir merkezine yakın olduğu için otobüs ile 20 – 25 dakikada ulaşabilirsiniz. Mesafe yakın olduğu için taksi ücretinin de çok fazla tutacağını düşünmüyoruz.

  • Milano Şehiriçi Ulaşım

Milano’da gelişmiş bir metro ve tramvay ağı var. Şehrin hemen hemen her yerine rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Şehirde 4 adet metro hattı var. Gün için 4-5 dakika ara ile metro seferleri yapılıyor. Gece yarısına doğru seferler biraz azalsa da yine de çok fazla beklemiyorsunuz.

Metro için istasyonlarda ki bilet makinalarında bilet alabilirsiniz. Tek kullanımlık bilet ücreti 1.5 euro, günlük bilet 4.5 euro. Günlük biletleri ekranda ki Urban Ticket bölümünden alabilirsiniz. Bilet makinalarında nakit ve ya kredi kartı kullanabileceğiniz yazıyor ama kredi kartını bazen kabul etmeyebiliyor. Makinalarda şöyle bir durum var. Örneğin 2 adet günlük bilet alacaksınız toplam 9 euro. Bu biletler için en fazla 10 euro atabiliyorsunuz daha üstünü makina kabul etmiyor. Yanınızda da bozuk para yok ise parayı bozduracak yer aramanız gerekecek. Her zaman cüzdanınızda 10 euro bozukluk bulundurun.

Milano’da Konaklama

Milano size konaklama için çok fazla seçenek sunan bir şehir. Öncelikle nasıl bir yer istediğinizi belirleyin. Seçeceğiniz otel ne kadar merkeze yaklaşırsa fiyat o kadar yükseliyor. Biz konaklama için İbis Milano Centro‘yu tercih ettik. Bu otelin tercih etmemizde ki en önemli etken Como ve Verona seyahatlerimizde kullanacağımız Milano Centrale istasyonuna yakın olmasıydı. Otelden genel olarak memnun kaldık diyebiliriz. Odalar çok büyük değildi ama sadece yatmak için kullanacağımız için sorun teşkil etmedi. Bunu dışında temizlik, personel hepsi gayet iyiydi. Otel Milano Centrale tren istasyonuna metro ile 1 durak mesafede. Yürüyerek ise 10-15 dakika gibi bir sürede ulaşabilirsiniz. M3 metro hattındaki Reppublica durağı otele 5 dakika yürüme mesafesinde bulunuyor.

Milano Gezilecek Yerler

“Milano’da gezilip görülecek pek fazla bir şey yok” lafını kafanızdan çıkarın ve bu güzel şehrin i tarihi yapılarını, birbirinden lüks ve güzel mağazaların olduğu sokakları keşfetmeye hazırlanın.

  • Duomo Katedrali

Milano gezimize şehrin simgesi olan, dünyanın en büyük 4. katedrali Duomo Katedrali ile başlıyoruz. Meydana metro ile geliyorsanız, istasyonun merdivenlerinden çıkarken yavaş yavaş beliren Duomo Katedrali, heybetli yapısı ile sizi karşılıyor. Katedralin inşası tam tamına 6 yüzyıl sürmüş. Zaten dışındaki mimariyi, heykelleri gördüğünüzde niye bu kadar uzun sürdüğünü anlayacaksınız. İçine girmek hatta en tepesine çıkmak isteyenler için tavsiye biletlerinizi gelemeden online olarak alın ve buradaki uzun kuyrukta beklemek zorunda kalmayın.

Katedralle aynı isimi taşıyan Duomo Meydanı gece geç saatlere kadar hareketli bir yer. Etrafı çeşit çeşit mağaza ve kafe ile çevrili. Milano’nun genelinde olan hintli selfie çubuğu satıcıları Duomo Meydanı’nda en üst seviyeye ulaşıyor. Bu duruma kendiniz alıştırsanız iyi olur.

Meydanın tam ortasında Kral Victor Emmanuele‘in atlı bir heykeli de bulunuyor.

  • Galleria Vittorio Emmanuele II

İşte dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden bir tanesi . Vittorio Emanuele II, Duomo Katedrali’nin hemen sol tarafından devasa kapısıyla sizi bekliyor. 1865- 1877 yılları arasında inşa edilen Galleria Vittorio Emanuel, sadece lüks mağazaları için değil, mimari açıdan da görmeniz gereken önemli bir yapı.

Alışveriş yapmak için biraz kesenin ağzını açmanız gerekecek çünkü dünyaca ünlü italyan moda markalarını hepsi burada. Prada‘nın ilk mağazası da burada bulunuyor. Galleria Vittorio Emmanuele’nin içinde yemek yemek ya da birşeyler içmek için çok şık restoranlarda bulunuyor.

  • La Scala Operası

Galileria Vittorio Emmanuele’in arka kapısı meşhur La Scala’nın önüdeki meydana açılıyor. Kapıdan çıkar çıkmaz tam ortada sizi Leonardo Da Vinci‘nin bir heykeli karşılıyor. La Scala dünyanın önemli operalarından birisidir. 1778 yılında açılmış ve hala hizmet vermekte. Operaya ilgimiz olmadığı için dışarıdan görmek bizim için yeterli oldu. İlgiler için gitmeden önce etkinlik takvimine göz atabilirsiniz.

  • Santa Maria Delle Grazie

Milano’da bulunan en önemli ve n çok ziyaretçi çeken kilise Santa Maria Delle Grazie. Kilisenin bu kadar çok ziyaretçi çekmesindeki en büyük pay içeride bulunan Leonardo Da Vinci’nin en önemli 2 eserinden biri olan “Son Akşam Yemeği” freski. Ama bu eseri görmek inanın sandığınız kadar kolay değil. Eseri görmek için önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor çünkü rezervasyonlar aylar öncesinden tükeniyor. Evet abartmıyoruz 1 ay önce bakmama rağmen bütün rezervasyonlar bitmişti.Maalesef biz bu eseri ziyaret edemedik. Duyduğumuza göre biletler satışa çıkar çıkmaz tur şirketleri tarafından alınıyor ve faiş fiyatla satılıyor. Gitmeden önce internet sitesine sık sık bakın belki siz bilet bulabilirsiniz.

Kiliseye M1 metro hattında bulunan Cadorna istasyonunda inip kısa bir yürüyüşten sonra ulaşabilirsiniz.

  • Castello Sforzesco ve Parco Sempione

Francesco Sforza tarafından 15.yy yaptırılan bu tarihi kale şehir merkezine yakın bir konumda bulunuyor. Kalenin girişi ücretsiz.İçeride bulunan müzeleri ve resim galerilerini ziyaret etmek isterseniz bilet almanız gerekiyor. Kaleye M1 metro hattında bulunan Cairoli durağında inerek ya da Duomo Meydanı’ndan Via Dei Mercanti ve Via Dante‘yi yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Kaleyi gezdikten sonra hemen arkasından bulunan 47 hektar alana sahip, yemyeşil çimlerinde oturabileceğiniz Parco Sempione‘ye uğramadan geçmeyin. Günü yorgunluğunu burada atabilirsiniz. Park için ufak bir gölette bulunuyor.


Parkın sonuna doğru bakarsanız barış kapısı Arco Della Pace‘yi görebilirsiniz.

  • Navigli Bölgesi

Milano’nun en eğlenceli bölgelerinden bir tanesi kesinlikle Navigli. Kanal boyu sağlı sollu dizilmiş kafeler, kokteyl barlar, restoranlar ile özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiği bir yer. Gündüz gözüyle gitmedik ama aldığımız bilgilere göre buranın olayı hava karardıktan sonra başlıyor. Saat akşam 9’a kadar aperativo ruhu hakim. En azından bir gecenizi Navigli’ye ayırın deriz.


Ulaşım için M2 metro hattında bulunan Porta Genova durağında iniyorsunuz ve kalabalığı takip ediyorsunuz onlar sizi götürecektir.

  • Milano Caddeleri

Aslında Milano’da her cadde her sokak alışveriş yapabileceğiniz bir çok mağazaya sahip. Bunların arasında bizim için diğerlerinden ayrılan bir kaç tanesi var.

Corso Buenos Aires

Burası Avrupa’da ki en uzun alışveriş caddelerinden bir tanesi. Cadde üzerinde lüks markaların mağazaları yerine daha orta halli markaların mağazalarını bulabiliyorsunuz. Çeşit çeşit mağazaların yanında bir çok restoran ve kafe seçeneği de sizi bekliyor.

Corso Vercelli

Santa Maria Kilisesi’ni arkanıza aldığınızda sağ tarafa doğru Corso Magenta‘yı yürüdükten sonra başlayan şık mağazaların olduğu güzel bir alışveriş caddesi. Bizim bu caddeye gidiş amacımız COİN mağazasını bir şubesinin olması. Türkiye’de ki Boyner tarzı bir mağaza ve indirim döneminde uygun fiyatlı ürünler bulabiliyorsunuz

Via Dante

Piazza Cordusio ve Castello Sforzesco‘yu birbirine bağlayan trafiğe kapalı yine bol mağaza ve restoranlı hareketli bir cadde. Castello Sforzesco’ya yürüyerek gitmeyi tercih ederseniz Via Dante’yi gezerek ulaşabilirsiniz.

Milano’da Yeme İçme

İtalyan mutfağı denince akan sular duruyor. Kim sevmez pizzayı, makarnayı. Burada her biri birbirinden güzel onlarca pizzacı, makarnacı bulabilirsiniz. Aklınızda fikir olması açısında bir kaç mekandan söz edelim.

  • Ristorante Di Gennaro

Duomo Katedrali’nin sol tarafında Via Santa Radegonda‘nın sonunda bulunan pizza ve makarna yiyebileceğiniz güzel bir restoran. Pizza ve makarnalar 10-15 euro arasında değişen fiyatlarla satılıyor. Servis hızı fena değil çok bekletmiyorlar.

  • Luini

Milano’ya kadar gelmişken Luni’de panzerotti yemeden kesinlikle dönülmez. Panzerotti, bizdeki hamur kızartması, diğer adıyla “pişi” tadında bir şey. Luini’de çeşit çeşit panzerotti seçeneğiniz var. Ama siz direk mozeralla ve domatesli olandan deneyin. Tadı gerçekten çok lezzetli. Zaten önündeki kuyruktan ne kadar lezzetli olduğu anlaşılıyor. Luini, Duomo Katedrali’nin yan sokağında Di Gennaro’nun hemen yanında. Akşam 8 e kadar açık aman geç kalmayın.

  • Spontini

İtalya genelinde pizzayı ince hamur yaparlar böylesi makbulmüş ama Spontini çok farklı burada pizzalar kalın hamur. Spontini bir çok şubesi olan 1953 den beri hizmet veren bir pizzacı. Bazı şubelerinde masada oturup pizzanızı yiyebileceğiniz gibi bizim gittiğimiz Duomo Katedrali’nin oradaki şubesinde masa yok. İçeride ve dışarıda ki standlarda ayakta yiyebildiğiniz gibi alıp gidebilirsiniz de. Margaritası kesinlikle efsane bir lezzet. Bu lezzeti tatmadan Milano’dan ayrılmayın. Duomo şubesi gece 01:00 ‘a kadar açık bilginize.

  • Cioccolati İtaliani

Yemek üstü nefis dondurma iyi gitmez mi. Dondurmayı da Milano’da yiyebileceğiniz en meşhur adreslerden birisi. Yine Duomo Katedrali’in sol tarafında Luini karşısında bir şubesi var. Ne zaman oradan geçsek upuzun kuyruk hep vardı. Bizde Cadorna Tren istasyonunun oradaki şubesinde dondurmalarının tadına baktık. Şöyle söyleyelim yarım saat sıra beklemeye değecek kadar farklı bir tat değil boş bir şubesine denk gelirseniz tadına bakın deriz. İlk önce külah boyutunu seçiyorsunuz daha sonra külahın içine koyacakları çikolata sosunu seçiyorsunuz. Sonra dondurmayı seç derken iş biraz uzun sürüyor o yüzden kuyruk hiç bitmiyor.

 

Bir Cevap Yazın